Norveç'in SEAMLESS Projesi Otonom Gemi Mevzuatını İlerletiyor
SINTEF Ocean liderliğindeki SEAMLESS projesi, karadan çok gemi yönetimini mümkün kılarak otonom gemi mevzuatına yön veriyor.
İçindekiler
Köprüyü Karaya Taşımak
Maritime Executive’de yayımlanan ve Gemini News tarafından hazırlanan, Smart Maritime Network tarafından da ayrıca ele alınan bir habere göre, Norveç’te yürütülen araştırmalar otonom ve uzaktan kumandalı gemilere yönelik gelişmekte olan düzenleyici çerçeveyi şekillendirmeye yardımcı oluyor. Haberin merkezinde, SINTEF Ocean liderliğinde Kongsberg Maritime gibi ortakların da dahil olduğu, karadaki ekiplerin aynı anda birden fazla insansız veya azaltılmış mürettebatlı gemiyi denetlemesini sağlamayı hedefleyen bir çalışma yer alıyor.
SINTEF Ocean Kıdemli Araştırma Bilimcisi Håvard Nordahl, “Bu, verimli deniz taşımacılığının geleceği ve çözümü uygulamaya sokmaya bir adım daha yaklaştık” dedi.
Açık Denizden Kargoya
Otonom seyir teknolojisi, deniz tabanı haritalama ve muayene için üretilmiş 24 metrelik insansız yüzey aracı Reach Remote 1 gibi gemilerde şimdiden kullanılıyor; kaynağa göre bu araç emisyonları %90, mürettebat gereksinimini de %75 azaltıyor. Kargo gemileri ise farklı bir zorluk sunuyor, çünkü yine de yük taşımaları gerekiyor ve bu durum uzaktan operasyonla elde edilebilecek çevresel kazanımları sınırlıyor. Oslofjord’u gemide mürettebat olmadan geçmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli feribot Marit, nihai onayı beklerken şu an hâlâ iki kişi taşıyor; ancak gerektiğinde mürettebat müdahale edebiliyor.
Mürettebat Açığına Çözüm
Karadan mürettebat yönetimine geçiş kısmen iş gücü baskılarına verilen bir yanıt. Kaynakta atıfta bulunulan BIMCO/ICS Denizci İş Gücü Raporu, 2026 yılına kadar yaklaşık 89.000 zabit açığı öngörüyor. Nordahl, rollerin karaya taşınmasının, tekerlekli sandalye kullananlar gibi gemide çalışamayacak kişileri de kapsayacak şekilde başvuran havuzunu genişlettiğini belirtti.
Filo Yönetimi ve Bilgi Akışı
SEAMLESS projesi kapsamında mühendisler, bilgi akışının gemiler ile karadaki ekipler arasında nasıl gerçekleştiğine odaklandı. Kongsberg Maritime’dan Morten Ingebretsen’e göre, rutin operasyonlar sırasında ekranlarda yalnızca kritik veriler gösteriliyor ve operatörler böylece birden fazla gemiyi eş zamanlı takip edebiliyor; bir sorun ortaya çıktığında ekran yapılandırması daha kapsamlı bir görünüm sunacak şekilde değişiyor. Birden fazla gemiye aynı anda ilgi gerekiyorsa, denetim başka bir uzak ekibe devredilebiliyor.
Mevzuattaki İlerleme
SINTEF, Norveç Deniz Otoritesi, DNV, Massterly, ASKO Maritime, Reach Subsea ve Kongsberg Maritime ile birlikte çalışarak düzenleyicilere araştırmaya dayalı girdiler sağladı. Bildirildiğine göre şu anda üç gemi baş mühendis olmadan çalışıyor; bu rol yerine, üç gemiyi de denetleyen bir kontrol merkezinden uzaktan yürütülüyor. Sıradaki adımlar, seyir zabitinin ardından da kaptanın karaya taşınması için onay almayı içeriyor. Nordahl, IMO’nun otonom gemicilik için gönüllü bir düzenleyici çerçeve kabul etmesini bir kilometre taşı olarak nitelendirdi, ancak bağlayıcı kuralların hâlâ yıllar ötede olduğunu vurguladı.
Mayıs ayı sonunda Oslofjord’da gerçekleştirilen ve haziran başında tanıtılan bir gösterim, gerçek dünya koşullarında çok gemili filo yönetiminin nasıl işlediğini gösterdi; bu gösterimin amacı, hem müşteriler hem de düzenleyiciler arasında güven oluşturmaktı.
Apeks yorumu — Bu gelişmeler, otonom seyrin teknoloji kadar güven ve kanıt meselesi olduğunu gösteriyor. Ekranların kritik anlarda daha kapsamlı görünüme geçmesi, insan kararının hâlâ merkezde olduğuna işaret ediyor; yazılım sadece dikkati doğru yere yönlendiriyor. Düzenleyicilerin gönüllü çerçeveden bağlayıcı kurallara geçişi yıllar sürecek gibi görünüyor. Filo işletmecileri için asıl soru, uzaktan denetimin gerçek operasyonel performansının nasıl belgeleneceği ve doğrulanacağı olacak.
Bu içerikte düzeltme gerektiren bir hata mı var? Bize yazın
Apeks Tech
Yayın ekibi
Apeks Tech yayın ekibi — kaynaklı derleme ve mühendis bakışlı analiz. Yayın ilkeleri için Hakkında sayfasına bakın. Hakkında →